Rabbimden hep seni diledim

alnımın seccadeyle öpüştüğü zamanlarda..

YaÄŸmur yağıyor! Hem de saÄŸanak halinde! .. “-utangaç suların sırdaşı oldum/ yüreÄŸim üşüyor, ömrüm firari-â€? Ama sen yoksun! .. Belki de insanların en duygusal olduÄŸu, yalan söylemediÄŸi, sevdâlı gözlerin sislenip birer cigara yaktığı, sevginin; kitaplar arasındaki kurutulmuÅŸ güllerden kurtulup sessiz bir ceylan gibi yüreklere girdiÄŸi ve yalnızlıkların ilk karanfil yaprağında büyüdüğü, çoÄŸu kez de hüzünle birlikte sessizlik içinde yaÅŸanan bir andır bu… Fakat kimsecikler farkına varmaz bile… Olsa olsa ancak ÅŸairler hatırlar yaÄŸmur kokan bir sabaha karşı camlarını açtıklarını. Havada asılı kalmış bir bulutu, bir kuÅŸun titreyerek uçtuÄŸunu, gül yaprakları üzerinde tomur tomur gülümseyen ÅŸebnemleri, yalan yeminlerin şâhidi papatyaların göz yaÅŸlarıyla ıslandığını ancak şâirler hisseder… “Ve bütün bunlar; aÅŸkın güzelliÄŸiyledir! â€? derler! ..
yazının devamı

sen-yanimda-yoksun-diye

yazının devamı

Sen, belki de bu mektubu aslinda sana yazdigimi hic bilmeden okuyacaksin.

Ben, senin bunu okurken parmaginla yanagina dokundugunu, gözlerini hafifce kistigi, saclarini kulaginin ardina attigini görmeyecegim.

Elimin uzanamadigi yerlere kelimelerimle sokulmaya calismamin, kirilgan harflerden kurulmus görünmez bir köprüden sana dogru yürürken düsmekten böylesine korkmamin, sana tek bir bakisla anlatabilecegime inandigim ve bir cogunun belki bir ismi bile olmayan bircok duygunun her birine isimler bulmaya ugraşmamin beni nasil yaralayip yordugunu bilmeyeceksin.

İlerde bir gün bana cok karmasik ve anlasilmaz gözükecek olsalar da su anda bana , kendime saplamak icin elimde tuttugum celik bir bicak gibi sade ve icmeye hazirlandigim zehirli bir su gibi berrak gözüken duygularimin, keskin ve yakici tadini onlarin üstünü örten sözcüklerin altindan cikarip cikarmamakta duydugum kararsızligi da herhalde sana hic anlatamayacagim.

Halbuki bütün korkunclugu sadeliginde gizli olan duygularim o kadar acik ki.

Yalnizim. yazının devamı