21-May-08
Yayımlayan : eyLüLtoprak
zamansız uyandım senli düşlerden
Sen gittin içimde sende kalan kırıntılar, bir sabah namazı eşliğinde içimde hiç büyümemiş bir çocuk yanlızlığı, gözlerim suskun, yüreğimde ayazlar, martılar firarda, bu bir veda. Sen gittin karanlığa gömüldüm, yalnızlığa sürüldüm, yüreğimde çatlaklar, yüzümde cam kırıklıkları.. Zamansız uyandım senli düşlerden, rüyalarım karmakarışık.
yazının devamı »
28-Kas-07
Yayımlayan : eyLüLtoprak
19-Kas-07
Yayımlayan : eyLüLtoprak
Her gece gibi bu gece de seni düşüneceÄŸim…
Birazdan öfke dolacak gözlerime
Bir sigara yakıp boğarcasına yüreğimi
Yıldızlara asacağım gözlerimi.
Bir şarkı dolanacak dilime,
Uzak diyarlardaki sevgiliyi anlatan.
Hani! !
“-şimdi uzaklardasın, gönül hicranla dolu� diye başlayan.
Ta içimde hissedeceğim, ellerimdeki yokluğunu.
Ve doya doya içime çekemediğim kokunu.
Bir öfkenin girdabına kapılacak gözlerim.
Tutup yıldızları tek tek söndüreceğim.
Sensiz ömrümün takviminden,
Bir kandili daha üffff-leyeceğim.
yazının devamı »
25-Tem-07
Yayımlayan : eyLüLgüneşi
Soğuk bir sonbahar akşamıydı. Hava kararmış, yağmur başlamıştı. Düşlerimize yağmur yağıyordu ellerimizi. Gözlerin donuk bedenin halsizdi.
Gizli bir el kalkış hazırlanan otobüse binmek için seni sürükler gibiydi. Sanki kalmak istiyordun. “baharda dönerim” demiÅŸtin hatırlıyor musun ? “Sakin beni unutma bekle”
Ben seni unutmadım sevgili, ben seni unutmadım. Bütün kış baharda döneceğin günün hayaliyle ısındım. Minik öpücüklerle uyandırıp güneşin doğuşunu gösterecektim sana. Çiçeklerin, denizin, kumasalın, güneşin tadına birlikte varacak , gün batımlarında denizle birleşen ufuk çizgisini birlikte seyredecek, ay ışığında mutluluk şarkımızı söyleyecektik.
Yalan değil kaçamak sevdalara takıldım yokluğunda bir süre. Sana benzeyen her şeyi sevdim ben. Sevdiği her şeyde senden izler vardı. Aradığımı buldum sandım ama yanıldım , bulduğum sen değildin. Olmadık zamanlarda aklıma düştün, zamansız yaralandım. Her sabah seni bulmak için yolara düşmek geldi içimden ama gidemedim .
Yalnızlığın acısıyla gurur satın alır oldum her gece. “Gelir” dedim kendi kendime, “Söz verdi gelmesi gerek” Bekledim. Kendimi param parça hissetim ama yine de sana kızamadım. Unuttum kötü sözlerini Unuttum kapında bekletildiÄŸimi. Unuttum telefonlarıma cevap vermediÄŸini, kavgalarımızı unuttum.
Bir tek seni unutmadım sevgili, bir tek seni unutamadım. Hep dönmeni bekledim. Zamanla alıştım acılara , ölüm ilanlarında kendiliğinden siline adreslere. Alıştım sevdiklerimin yokluğuna. Ama yalnızlığa alışamadım, hasrete alışamadım, sensizliğe alışamadım. Hep dönmeni bekledim.
yazının devamı »
12-Tem-07
Yayımlayan : eyLüLgüneşi
12-Haz-07
Yayımlayan : eyLüLgüneşi
Bekledim… gidip gelip baktım o telefonun anlamsız ekranına… Bekledim aramanı her dakika belkiler geçti aklımdan, her saniye keşke dedim kimse duymadan…korktum anlatmaya, hala seni sevdiğimi, hala sana deliler gibi aşık olduğumu anlamalarından korktum… insanların o lanet olasıca yüzlerinden sakladım gözlerimi…
Evet artık korkarak seviyorum seni ve bekliyorum… beklediğim günleri biriktiriyorum… her sabah uyandığım yeni güne senin adını veriyorum… gidişine yüklüyorum bütün mutsuzluklarımı… her gün karşılaşıyorum pişmanlığımla… Allah kahretsin neyi sevdim ben sende diyorum. her seferinde bir cevap bulmaktan nefret ediyorum…
Sana bakarken gözlerinde kendimi bulmayı sevdim…
Sana sarılmayı,teninin sıcaklığını dudaklarımda hissetmeyi sevdim.
Sana sarılıp uyumayı,başımı göğsüne yaslamayı sevdim…
Seni sevdiğimi defalarca haykırabilmeyi sevdim yüzüne…
Yokluğundan sonra fark ettim bağıra çağıra kavga etmeyi sevdim ben aslında…
yazının devamı »
25-May-07
Yayımlayan : eyLüLgüneşi
3-May-07
Yayımlayan : eyLüLtoprak
Boşver…
Üzerine daha bir tek kelime yazmadan birazdan buruşturup atacağını bildiğin beyaz bir kağıt duruyordur önünde. Elinde ise çocukluktan kalma bir alışkanlıkla arkasını kemirdiğin kara bir kalem. Kara, kapkara, tıpkı içinde bulunduğun oda gibi. . .
Bıçak gibi bir gidişti
Arkanı döndüğünde
Sallanmadı sardunyalarımın yaprakları
Kesin ve net
Sadece bitti…
Bir ağırlık çöker üzerine, bulunduğun yere sığamazsın. Görünürde hiçbir neden yoktur ortada. Boğazına sarılanın kim, içini daraltanın ne olduğunu bilemezsin. Ama bildiklerin de vardır elbette; yalnızsındır, için daralıyordur, yüreğin burkuluyor ve savunmasızsındır. . .
Bekledim
Bekleyişler içinde
KayboluÅŸumu seyrettim
yazının devamı »