aslında baÅŸlık böyle olmayacakdı elbet eylülgüneÅŸ‘im bir baÅŸlık söyleyebilseydi..
Yükleniyor……
“Bir yağsa yağmur! .. Bir yağsa
Dağlara sürülen serâp olsa hüzün.
Ve göverse sevdânın
Hâkî yüzü…â€?
Bir sevdânın hâki yüzünü gövertebilir mi bilinmez ama, o yağıyor iÅŸte… Yani; yaÄŸmur! .. Ve yani; “rahmetâ€? diye nitelendirdiÄŸi ÅŸey bir genç kızın…
YaÄŸmur yağıyor! Hem de saÄŸanak halinde! .. “-utangaç suların sırdaşı oldum/ yüreÄŸim üşüyor, ömrüm firari-â€? Ama sen yoksun! .. Belki de insanların en duygusal olduÄŸu, yalan söylemediÄŸi, sevdâlı gözlerin sislenip birer cigara yaktığı, sevginin; kitaplar arasındaki kurutulmuÅŸ güllerden kurtulup sessiz bir ceylan gibi yüreklere girdiÄŸi ve yalnızlıkların ilk karanfil yaprağında büyüdüğü, çoÄŸu kez de hüzünle birlikte sessizlik içinde yaÅŸanan bir andır bu… Fakat kimsecikler farkına varmaz bile… Olsa olsa ancak ÅŸairler hatırlar yaÄŸmur kokan bir sabaha karşı camlarını açtıklarını. Havada asılı kalmış bir bulutu, bir kuÅŸun titreyerek uçtuÄŸunu, gül yaprakları üzerinde tomur tomur gülümseyen ÅŸebnemleri, yalan yeminlerin şâhidi papatyaların göz yaÅŸlarıyla ıslandığını ancak şâirler hisseder… “Ve bütün bunlar; aÅŸkın güzelliÄŸiyledir! â€? derler! ..
yazının devamı »
elimde bir çiçek ile yanında olmak istiyor(d)um seni seviyorum :)
Senden sana yol var mı?YokluÄŸun kor bana… Sensiz, bin ateÅŸ parçasına bölünür kalbim. Tenimde cehennem cehenneme düşer, bir daha yanar. Avucumda denizler kurur; çöller baÅŸlar.
Gözüme geceler üşüşür; sabahlar ürküp uzaklara kaçar. Sözlerimi hece hece alev sarar; dudağımda yangınlar baÅŸlar. Korkarım, bir kez “su” dersem sular alev alır.
yazının devamı »
Sen, belki de bu mektubu aslinda sana yazdigimi hic bilmeden okuyacaksin.
Ben, senin bunu okurken parmaginla yanagina dokundugunu, gözlerini hafifce kistigi, saclarini kulaginin ardina attigini görmeyecegim.
Elimin uzanamadigi yerlere kelimelerimle sokulmaya calismamin, kirilgan harflerden kurulmus görünmez bir köprüden sana dogru yürürken düsmekten böylesine korkmamin, sana tek bir bakisla anlatabilecegime inandigim ve bir cogunun belki bir ismi bile olmayan bircok duygunun her birine isimler bulmaya ugraşmamin beni nasil yaralayip yordugunu bilmeyeceksin.
İlerde bir gün bana cok karmasik ve anlasilmaz gözükecek olsalar da su anda bana , kendime saplamak icin elimde tuttugum celik bir bicak gibi sade ve icmeye hazirlandigim zehirli bir su gibi berrak gözüken duygularimin, keskin ve yakici tadini onlarin üstünü örten sözcüklerin altindan cikarip cikarmamakta duydugum kararsızligi da herhalde sana hic anlatamayacagim.
Halbuki bütün korkunclugu sadeliginde gizli olan duygularim o kadar acik ki.
Yalnizim. yazının devamı »






